Kürt Tarihi

İki Yüzlü Dünya Ve Başur Kürtleri

Halepçe Katliamının Kurbanlarının Başındaki Halk

Yahudiler ve Kürtler iki kadim kavim tarihlerinde yüzlerce kez zulüme, işkencelere ve soykırımlara uğramış ve bunları yaşarken dahi kendi dillerini, inançlarını, kültürlerini ve tarihlerini yaşatmayı başarabilmişlerdir. 1900’lü yıllara kadar yaşadıkları ülkelerinin onlara verdikleri ile yetinmeye mecbur bırakılmış ve bu ülkelerin onlardan aldıkları ile yaşayarak benliklerini sürdürmüşlerdir. 1900’lü yıllardan sonra ise Kürt ve Yahudi halkları dünya toplumlarının onlara reva gördüğü biçimde soykırımlara, acıya, gözyaşına mecbur bırakılmışlardır. 1930 ve 1945 yılları arasında Yahudi halkı başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın neredeyse tamamında acıya, gözyaşına ve ölüme mahkûm edilmişti. 6 ile 11 milyon arasında Yahudi bu dönemde Auschwitz kamplarında ve Avrupa’nın tamamında dünya tarihin en büyük soykırımlarından birine maruz kaldılar. Amerika ve İngiltere başta olmak üzere dünya devletleri bu sistematik ölümleri ancak 2.Dünya Savaşının bitiminde; 1945 yılında görmeye başlamış ve Yahudi halkına güvenlik ve gelecek vaadinde bulunmuşlardır.

 

BELFROUD DEKLARASYONU 1917

BELFROUD DEKLARASYONU 1917

 

Yahudiler tarihte bir daha böyle bir olayın asla yaşanmaması için 1945 yılından sonra İngiltere ve Amerika’nın başını çektiği destekle dünya ülkeleri tarafından kendilerine ait bir devletin temellerini atmış ve bu devletin temellerini atarken aynı zamanda Nazi Almanyası’nda ve dünya ülkelerinde tam anlamıyla bir Nazi avı  başlamıştı. Alman generalleri, erleri, kadınları ve yaşlıları daha önce Nazi Almanyası ile bağı olan herkes ya hapishanelere atılıyor ya da öldürülüyorlardı. Yahudi halkına bu acıları ve ölümleri yaşatanlar cezalar alıyor, yaşattıklarını yaşayarak idam ediliyorlardı. Bu durum Yahudi halkının acılarını bir nebze de olsa azaltıyor ve geleceğe güvenle bakmasının önünü açıyordu.

Halepçe Katliamının Kurbanlarının Başındaki Halk

Halepçe Katliamının Kurbanlarının Başındaki Halk

Maalesef Kürt halkı dünya devletleri tarafından Yahudilere sağlanan ayrıcalıklara sahip olamamışlar ve yaşadıkları soykırım ve acılar Kürtlere bunu yaşatanların büyük kesiminin yanına kâr kalmıştır. Halepçe katliamında beş bin Kürt sinir ve hardal gazlarıyla, bombaların, mermilerin yağdığı evlerinde, sokaklarında, şehirlerinde öldürülmüştü. Halepçe katliamının emrini veren Saddam ve Kimyasal Ali 2003 ve 2010 yıllarında idam edildiler. Peki Kürt halkına bunları yaşatanlar sadece onlar mıydı? Verilen emirleri sorgulamadan uygulayan rejiminin eli kanlı politikacıları, generalleri, askerleri ve bu kimyasal silahları Saddam rejimine veren Rusya ve Batı Almanya, soykırımları engellemeyen dünya devletleri en az Saddam ve Kimyasal Ali kadar suçlu değiller mi?

Yahudi halkının uğradığı soykırım ve eziyetlerden sonra Yahudilere güvenlik garantisi veren dünya devletleri neden Kürtlere karşı aynı hassasiyeti göstermemişlerdi. Orta Doğu’nun en zengin petrol rezervlerinden birine sahip olan Irak Kürdistanı huzura ve refaha erişmemeli miydi onlar için? Kendi çıkarları Kürt halkının ölümünden daha mı önemliydi? Yahudi halkına sözler verilip, güvence sağlanırken aynısı Kürt halkı için neden sağlanmamıştı? 1988 yılından 2003 yılına kadar onlarca kez Birleşmiş Milletler ve Avrupa’ya başvuran Kürt liderleri elleri boş şekilde geri dönmüşlerdi ve bunun sonucunda 20 yıl boyunca Kürtler görmezden gelinmiş, yok sayılmaya devam edilmiş ve öldürülmüşlerdi, sonrasında ise Kürtler verdikleri mücadele ile kendi bağımsızlıklarını, özerkliklerini kazanıp bundan sonraki kuşakların ölüm ve acıyla yaşamalarına göz yummadılar.

Dünya devletleri Yahudi halkı için gösterdikleri çabayı ve yardımı asla Kürt halkı için göstermediler, Kürtler yaşayabilmek için topraklarını kanlarıyla savunmak zorunda bırakıldı.

İKİ YÜZLÜ DÜNYANIN KÜRT HALKINA REVA GÖRDÜĞÜ İŞTE BUDUR.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

1-Laizer, Sheri. Şehitler Hainler ve Yurtseverler(İstanbul: Avesta Yayınları, 2007)

2-Tan, Altan. Kürt Sorunu(İstanbul: Timaş Yayınları,2009)

3-https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56414221

4-Yeşilgöz, Kazım. Kürtler(Sewaz: Kalan Yayınları,2003)

5-https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/balfour-deklarasyonu-somurgeci-bir-belgedir/

1 Yorum

  • Ben şahsen kimliğimi, dilimi korumaya çalışıyorum. Ama görüyorum ki bazı Kürt kardeşlerim bana düşmanlar, çok yozlaşmışlar, asıl zorluğu bunlar çıkarıyor. Bize ihanet eden kardeşlerimiz varken, dünya devletlerin bişey yapmasını beklemek çok acı. Ben herzaman diline sahip çıkan Kürt kardeşlerimin yanındayım.
    Saygılarımla…

Yorum bırak