Kültür

Ana Tanrıça Nammu Sümer’de İnsanın Yaratılışı

Sümer Mitolojisi

Sümer‘de egemen tanrı ve tanrıçalar çoğalınca işlerle uğraşmaktan yakınmaya başladılar. Kendilerine hizmet edebilecek, kulluk, biat edebilecek insanlara ihtiyaç duymaya başladılar. Bunun için tabi öncelikle bir zihinsel kurguya ihtiyaç vardı. Bunu da rahiplerin omuzlarına yükledikleri araştırmalardan anlıyoruz. Mitolojik kurguya bakacak olursak; tanrılar, tüm tanrıları var eden Ana Tanrıça Nammu‘ya bir çare bulması için yalvarıyorlar. O da görevi Bilgelik Tanrısına veriyor ve bu konuda marifetini göstermesini söylüyor.

Bilgelik tanrısı kilden şekiller yapıyor ve Tanrıçaya sesleniyor;
“Ey annem! Adını vereceğin yaratık oldu, Onun üzerine tanrıların görüntüsünü koy, Dipsiz suyun çamurunu karıştır, Kol ve bacakları meydana getir. Ey annem! Yeni doğanın kaderini söyle! İşte o bir insan!”

Sümer Mitolojisinde Tanrılar

Sümer Mitolojisinde Tanrılar

Görüldüğü gibi egemen tanrılar yeni insanı mevcut sınıflı, hiyerarşik ve iktidarcı sisteme göre yaratarak hizmetlerine koşturmaya çalışmışlardır. Eski anacıl eşitlikçi, özgür toplumsallık yok. Egemenlerin tanrılaştığı, diğer insanların onlara hizmet, kulluk yaptığı bir sistemin dini-ideolojik argümanları yaratılmış oldu. Bunu bir de zihniyetlere kazıma ve kabul ettirme faslı devreye girerek tamamlanacaktı.

Sümer mitolojisinde evrenin ilk yaratımı Ana Tanrıçaya aittir ve erkek-kadın tanrı ve tanrıçalar belli bir dengede görünürler. Zamanla devletleşmenin ve hanedanlaşmanın güçlenmesi ile birlikte kadın tanrıça ile erkek tanrı arasında bir kıyasıya savaş görülür ve erkeğin egemenliği ele alışıyla yeni bir mitolojik yaratım ihtiyacı görünmektedir. Bu manada, “Enuma Eliş” Yaratılış Mitolojisi irdelenmeye değerdir.

Yorum bırak